Burgazada'da Mutlaka Gezilmesi Gereken 5 Yer
Prens Adaları'nın en huzurlu duraklarından biri olan Burgazada, tarihi yapıları, çam ormanları ve edebiyatla harmanlanmış sokaklarıyla şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenlere eşsiz bir hafta sonu rotası sunuyor.
Edebiyatın İzinde: Sait Faik Abasıyanık Müzesi
Burgazada denildiğinde akla ilk gelen isim şüphesiz Türk edebiyatının usta kalemlerinden Sait Faik Abasıyanık oluyor. Yazarın 1938 yılından itibaren yaşamını sürdürdüğü ve pek çok öyküsüne ilham kaynağı olan köşkü, günümüzde müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
Darüşşafaka Cemiyeti'nin sorumluluğunda olan ve 2013 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçen müzede, yazarın kişisel eşyaları, el yazması notları ve kütüphanesi sergileniyor. Pazartesi ve salı günleri kapalı olan bu ücretsiz müze ev, edebiyat tutkunlarını adeta zamanda nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.
Darüşşafaka Cemiyeti'nin sorumluluğunda olan ve 2013 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçen müzede, yazarın kişisel eşyaları, el yazması notları ve kütüphanesi sergileniyor. Pazartesi ve salı günleri kapalı olan bu ücretsiz müze ev, edebiyat tutkunlarını adeta zamanda nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.
Tarihe Tanıklık Eden Yapı: Aya Yani Kilisesi
Vapurdan inip adaya adım atar atmaz ziyaretçileri görkemli kubbesiyle karşılayan Aya Yani Kilisesi (Ayios İoannis Prodromos), Burgazada'nın en önemli tarihi simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. İnşası 9. yüzyıla kadar uzanan ve adaya sürgüne gönderilen Aziz Methodios tarafından yaptırıldığı bilinen yapı, tarih boyunca geçirdiği depremlerin ardından 1896 yılında bugünkü görünümüne kavuştu.
Altında tarihi bir zindan da barındıran kilise, zengin ahşap işçiliği ve ikonalarıyla dikkat çekiyor. Günümüzde hala aktif olarak kullanılan bu ibadethane, adanın kültürel mirasını yansıtan en çarpıcı örnekler arasında yer alıyor.
Altında tarihi bir zindan da barındıran kilise, zengin ahşap işçiliği ve ikonalarıyla dikkat çekiyor. Günümüzde hala aktif olarak kullanılan bu ibadethane, adanın kültürel mirasını yansıtan en çarpıcı örnekler arasında yer alıyor.
Doğanın Kalbinde Bir Cennet: Madam Martha Koyu
Adanın arka tarafında yer alan ve iskeleden yaklaşık iki kilometrelik keyifli bir yürüyüşle ulaşılabilen Madam Martha Koyu, özellikle doğaseverlerin ve kampçıların vazgeçilmez adresleri arasında bulunuyor. Şehrin içinde olup şehirden tamamen uzaklaşmış hissi veren bu bakir koy, temiz denizi ve geniş kamp alanlarıyla dikkat çekiyor.
İsmini adanın sevilen sakinlerinden Madam Martha'dan alan bölge, çam ağaçlarının gölgesinde huzur bulmak ve denizin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir ortam sunuyor. Ziyaretçiler, buradaki patika yollarda yürüyüş yaparken Marmara Denizi'nin eşsiz manzarasına da tanıklık edebiliyor.
İsmini adanın sevilen sakinlerinden Madam Martha'dan alan bölge, çam ağaçlarının gölgesinde huzur bulmak ve denizin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir ortam sunuyor. Ziyaretçiler, buradaki patika yollarda yürüyüş yaparken Marmara Denizi'nin eşsiz manzarasına da tanıklık edebiliyor.
Adanın Zirvesinden Panoramik Manzara: Hristos Manastırı
Burgazada'nın en yüksek noktası olan ve İsa Tepesi (Bayraktepe) olarak da bilinen mevkide konumlanan Hristos Manastırı, ziyaretçilerine İstanbul'un ve diğer adaların kesintisiz manzarasını sunuyor. Geçmişi Bizans dönemine dayanan ve çam ormanlarıyla çevrili olan bu tarihi yapıya, adanın merkezinden yapılan hafif tempolu bir yürüyüşle ulaşılabiliyor.
Her yıl 6 Ağustos'ta Rum cemaatinin Kutsal Yortu kutlamalarına ev sahipliği yapan manastır bölgesi, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler yakalama fırsatı veriyor. Tarihi dokuyu doğanın sessizliğiyle birleştiren bu tepe, adanın en büyüleyici noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Her yıl 6 Ağustos'ta Rum cemaatinin Kutsal Yortu kutlamalarına ev sahipliği yapan manastır bölgesi, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler yakalama fırsatı veriyor. Tarihi dokuyu doğanın sessizliğiyle birleştiren bu tepe, adanın en büyüleyici noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Gün Batımının Eşsiz Adresi: Kalpazankaya
Adanın en batı ucunda yer alan Kalpazankaya, ismini geçmiş dönemlerde bu ıssız kayalıklarda sahte para basan kalpazanlardan alıyor. Günümüzde ise bu tarihi nokta, adanın en ünlü mesire alanlarından ve plajlarından birine ev sahipliği yapıyor. Kızılçam ormanlarının içinden geçen huzurlu bir yürüyüş rotasının sonunda ulaşılan Kalpazankaya, özellikle gün batımında büründüğü kızıl renklerle izleyenlere görsel bir şölen sunuyor.
Hem denize girmek hem de doğayla iç içe dinlenmek isteyenler, bu bölgedeki doğal kayalıklarda vakit geçirerek ada turunu unutulmaz bir manzarayla taçlandırabiliyor.
Hem denize girmek hem de doğayla iç içe dinlenmek isteyenler, bu bölgedeki doğal kayalıklarda vakit geçirerek ada turunu unutulmaz bir manzarayla taçlandırabiliyor.
Okuyucu Yorumları
0 yorumHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Tartışmaya Katıl
Düşüncelerini paylaş, sesini duyur.